Hamurun İçinde Bursa’nın Hatırası
Osmanlı’nın ilk nefes aldığı şehirde, çarşının gürültüsüyle mahallelerin sükûneti aynı günün içinde yer değiştirirdi.Esnafın duası ekmeğe, ekmeğin bereketi sofraya karışırdı. O günlerde fırın yalnızca ateşin yeri değildi; komşuluğun, haberin, paylaşmanın da ocağıydı. Cantık, işte bu ocakta büyüdü: Cuma günlerinin telaşına, dükkân önlerinin selamına, sabahın erken saatinde yükselen o tanıdık kokuya karışarak.
Bir de göçlerin rüzgârı vardır Bursa’da. İnsanlar gelir, şehir onları alır; sonra şehir onlardan bir parça giyinir. Balkanların, Kafkasların, Rumeli’nin yolu Bursa’ya düşerken, sadece valiz taşınmadı. Ddamak alışkanlıkları, baharatın dili, hamurun yorulma biçimi de taşındı. Cantığın harcında kimi zaman bu göçlerin izi vardır: Bir tutam baharat, bir parça hatıra, bir kıyıdan öteki kıyıya taşınmış incelik. Şehir büyürken lezzet de büyür; aynı tepside hem geçmiş hem bugün yan yana durur.
