Bursa’nın Kimliğine Tutunmuş Bir İşaret
Bursa’nın belleğine sinmiş, şehrin kimliğinde iz bırakan yaşayan bir hatıradır. Sabahın erken saatinde bir fırının önünden geçerken burnuna değen o koku, insana sessizce “buradasın” der; yön göstermez, hatırlatır. Evlerin içine çöken dinginliğe, dükkânların sabrına, sokakların yorgun adımlarına iyi gelir. Çünkü bazı tatlar yalnız karnı doyurmaz; insanın içinde adı konmamış bir boşluğu doldurur, zamana ince bir düğüm atar ve geçmişi bugünün tam ortasına getirir.
Elbette cantık artık daha uzağa gidiyor; Bursa’nın sınırlarını aşıp başka sofralara, başka hikâyelere karışıyor. Ama özü değişmiyor: Tanıdık bir sıcaklık kalıyor geriye. Kalınca kenarları sanki “güven” gibi duruyor; ortasındaki lezzet, eve dönüşün tadı gibi. Bursa’da cantığın tarihçesi, aslında bir şehrin kendini hamurun içine saklama biçimidir. İnsan her lokmada şunu hisseder: Bazen bir şehir, en açık sözünü bir lezzetin kokusuyla söyler.
